İngilizce Öğretiminde Yeni Yöntem ve Teknikler 1
Sıraların üzerinde hiç bir kitap ve defter olmayacak. Öğrenciler üniversitede olsa bile konulara en temelden başlanacak. (Sayılar)
Tahtaya 10 a kadar olan rakamları yazın ve her birini söyledikten sonra tekrar ettirin. Bu şekilde yaptırdıktan sonra tekrar "one" diyerek başlayın. Ama bu defa tek tek gitmek yerine zincirleme yaparak devam edin. Yani her yeni bir sayıya geldiğinizde başa dönün ve zincire bir sonraki yeni sayıyı ekleyerek devam edin. Yani one. one, two. one, two, three. one, two, three, four. Bu şekilde devam ettiğimizde öğrenci doğal olarak neredeyse 10 a kadar saymayı istem dışı bir şekilde hafızasına alacak ve kendiliğinden saymaya başlayabilecek. En kötü ihtimalle 5 e kadar her öğrenci sayabilecek. Bu yöntem hiç bir zorlama, baskı, yazı yazma gerektirmeden kullanabileceğimiz bir yöntem, tabii ki ilk ders için.
Eğer sizin için mümkünse, yapmanız gereken her şeyi yaptıktan sonra, öğrencileri önce isteğe göre tek tek tahtaya alıp, 10 a kadar İngilizce saymalarını sağlayın. Doğru bir şekilde sayanları dışarıya çıkmakta serbest olduklarını ve onlar için o günkü dersin bitmiş olduğunu söyleyerek ödüllendirin.
Bu yöntem diğer öğrencileri de dışarıya yani özgürlüğe kavuşmak için motive edecek ve eksik oldukları yerleri arkadaşları söylerken dikkatle dinleyip öğrendikten sonra bunu özgürlüğün anahtarı olarak kullanacak ve tahtaya çıktığında hepsini söyleyip çıkacak. Ve amacımız olan öğrenme bir şekilde gerçekleşmiş olacak.
24 Aralık 2015 Perşembe
12 Kasım 2015 Perşembe
İlk yazılı deneyimim, sorular çok kolay olsa da, öğrenciler kendini baskı altında hissettiğinden midir yoksa başka şeyden midir bilinmez ama soruları çözerken zorlandılar. Ama ana sorun şu ki, öğrencilerimin yüzde doksanı soru açıklamasını okumadan soruyu çözmeye çalıştığı için ya yanlış cevaplıyor ya da soruyu anlamadım deyip, yanıma gelip ne yapması gerektiğini soruyordu. İlk deneyimimden sonraki sınıflarda yaptığım sınavlarda açıklamayı daha ayrıntılı bir şekilde yapmama rağmen öğrenciler beni dinlemeyip soruya odaklandıklarından yine aynı hatalar yapıldı.Artık dayanamayıp en sonunda kağıtları toplayıp ağlamıştım. Çünkü derslerime iki aydır katılan öğrenciler sınav anında tutulup kalınca, hiç bir şey yapamadıklarını görünce -birkaçı hariç- emeklerimin boşa gittiği düşüncesi beni ilk yaralayan şey oldu. Mesleğime ilk başladığımda idealist bir öğretmen olmak istediğim düşüncesini, diğer öğretmen arkadaşlarımın bunlar geçici heves laflarına rağmen, gerçekleştirmekti. Bu kadar basit bir olayda büyük bir hezimete uğramam başta hevesimi kırsa da, beni amacımdan döndüremezdi. Çünkü sınıfımdaki iyi öğrenciler sayesinde öğretme hazzına tekrar ulaşabiliyordum. Hiçbir şeyin beni bu amacımdan alıkoymasına izin vermeyeceğim. Tüm öğrencilerimin hayatına ufacık da olsa izimi bırakacak, onlar için elimden gelenin en iyisini yapacağım. Amacım sadece derslerde yüksek notlar almalarını sağlamak değil, ayrıca her biri birbirine, çevresine saygılı, doğaya duyarlı bir birey olarak yetişmelerini sağlamak.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)